Merhaba Sevgili Dostlarım;
Çetin geçen bir kış mevsimini geride bırakmanın, bolluk ve bereketi müjdeleyen bahara tekrar kavuşup yaşamanın haz ve heyecanı içinde yüce yaradanımıza hamd ediyor, hepinizi en kalbi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Dostlarım, çınar deyince akla ilk olarak cennet ülkemin yeşil ormanlarını süsleyen, şehr-i İstanbulumuzun değişik semtlerinde nice hükümdar, padişah, sultan, din ve devlet adamı, paşa ve askerlerimizin azametli ve saltanatlı icraatlarına tanıklık yapmış sayısız yaşlı çınar ağaçlarımız gelir.
Tarihi saray ve mekanlarımızın, dini mabetlerimizin, hastahane, kıraathane, çayhane gibi ticarethanelerimizin, park ve bahçelerimizin etraflarını süsleyen, koyu gölgelerinde serinleyerek buz gibi soğuk suların içildiği, tavşan kanı demli çayların yudumlandığı, hoş sohbetlerin yapıldığı, nice senarist, yazar, ozan ve sanatçılarımıza ilham veren, serin gölgeleriyle, arş-u ala’ya ulaşmada birbirleriyle yarış eden boylarıyla, baharda yeşerip son baharda sararan hastalarımızın ömrüne ömür katan serinletici yapraklarıyla kim bilir bizlerin bilemediği, göremediği nice çınar ağaçlarımız vardır.
Bir de, Türk tarihine, siyasetine, sanat ve edebiyatına damgasını vurmuş, geride unutulmaz eserler, asırlar boyu hafızalardan silinmeyecek izler bırakan, konuşan ve konuşamayan ulu çınarlarımız vardır. Benim ise bu iki dev ulvi çınarları ilk gördüğüm yer güller diyarı Isparta ilimizin tarihi ve yemyeşil ilçesi Yalvaç’tır. 40 yılı aşkındır gönül birlikteliği içerisinde olduğum kadim dostum olan Yalvaç’ın yetiştirdiği hayırsever iş adamlarımızdan İstanbul Yalvaçlılar Derneği Başkanı, Galeri İrfan Şirketler Grubu’nun değerli patronu İrfan Kodaloğlu’nun davetlisi olarak Recep Tayyip Erdoğan başbakanımızın bazı temel atma, açılış ve etkinliklerinde bulunmak üzere Yalvaç’a ilk gittiğimizde bugüne kadar gördüğüm en heybetli, belki de yurdumuzun en yaşlı çınar ağacını Yalvaç şehir merkezinde gördüm. O devasa ağacın yaşlanmış dallarının yeşil serinletici yapraklarının altında onlarca esnafın ekmek parası kazandığını, diğer bir köşesinde ise halkın büyük ilgi ve alaka gösterdiği, bir zamanların Türk siyasetinin duayenlerinden, çok değerli devlet adamlarımızdan Dr. Sadettin Bilgiç Bey ile tanışıp, çok kısa da olsa sohbet edip elini öpme, ikram edilen Yalvaç’ın o meşhur, buz gibi köpüklü ayranını içme şansını yakaladım.
Zaman mevhumunun su gibi akıp geçtiği günümüzde, ne tesadüftür ki Yalvaç’da tanışıp sohbet ettiğim, 1960-1980 yıllarının değerli ve dirayetli devlet adamı Koca Reis ünvanı ile tanınan Sadettin Bilgiç Bey’in çok değerli mahtumu Adalet ve Kalkınma Partisi 23-24. dönem Isparta Milletvekilimiz Süreyya Sadi Bilgiç Bey’in davetine icabeten 12.06.2011 genel seçimlerinde katkı sağlamak üzere ikince kez Isparta’ya gittiğimizde 10 gün süren seçim çalışmalarımız esnasında Isparta ilçe ve köylerini ve Isparta halkını yakınen tanıma fırsatı buldum. Isparta yurdumuzun cennet köşelerinden bir ilimiz. Ispartalılar ise güleryüzlü, çalışkan, misafirperver, ikram etmesini seven, gasavetli ve güzel insanlar.
Geride bıraktığımız Nisan ayının ilk günlerinde aldığımız bir haber üzere İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Geriatri Bölümü’nde tedavi gördüğünü öğrendiğimiz, zamanın başarılı Ulaştırma ve Milli Savunma Bakanı Dr. Sadettin Bilgiç Bey’i hasta yatağında ziyaret ettiğimizde sağlığının hiç de iyi olmamasına rağmen, maziye ait kısa da olsa siyaset konuştuk. Bizim Bolu eski milletvekili, senatör ve bakanlarımızdan merhum Kemal Demir ve Turgut Gülez’lerden bahsettik. O Koca Reis ki, ömrünün son anlarında bile hasta yatağında memleketini ve milletinin geleceğini düşünüyordu. O büyük insanın elini bir kez daha öpüp şifa dileyerek vedalaştık.
Takvim yaprakları 21.04.2012 tarihini gösterdiğinde malesef beklenen o acı haber geldi. Seçim meydanlarında milyonların coşkuyla alkış tuttuğunu bizati görüp yaşayıp şahit olduğum o efsane Koca Reis, o siyaset abidesi ulu ve ulvi çınar sevenlerini gözyaşları içerisinde geride bırakarak bu fani dünyadan ebedi aleme yolcu oluyordu. 22.04.2012 Pazar günü, Isparta Şarkikaraağaç ilçesi camisinde kılınan namazdan sonra, çok kalabalık bir cemaatle ebedi istiratgahı olan aile mezarlığına defnedilen o büyük devlet adamımıza Cenab-ı Allah’dan rahmet diliyor, değerli vekilimiz Süreyya Sadi Bilgiç Bey’in şahsında aile bireyleri başta olmak üzere tüm Ispartalı hemşehrilerimize, Türk halkına ve geride bıraktığı sevenlerine siteniz aracılığı ile başsağlığı taziyelerimi sunuyorum. Ruhu Şad Olsun. Saygılarımla...
Durmuş ÇALIŞKAN