Saygı değer Fatih Halkı Kaldırımlar ve parklarla göz boyayan belediyemizin ,Kuvvetli iktidar desteği ile sözüm ona depermden etkilenen Fatih’in yeniden ihyası için start verilen kentsel dönüşüm ve yenileme projelerinin temel alt yapısını aralamaya çalışacağımız yazı dizimizle sizlerleyiz.Nice yerel medya nın susturulduğu ve Fatih’li olarak bizleri ilgilendiren bu konuda şu ana kadar yapılan usulsüz ve vicdansız uygulamaları medyaya yansıyan şekli ile ile sizlerle paylaştıktan sonra konuyu uzmanlar, devlet ve belediye yetkilileri, ve Fatih sakinleri ile oluşturulan platformlarda çözümlemeye çalışacağız. Bu günkü ilk yazımız 10-02-2011 tarihli yerel bir internet sitesinden alıntılı yazımız olacak .
Olaya sağ veya sol gözü ile değil uygulama şekilleriyle bakılmasını arzuladığımız haber dosyamız la sizlerle olmaya devam edeceğiz.
Güneydoğudan gelenler kirletmiş!
Yenileme projesinin iptali için açılan davada Belediye, Güneydoğudan gelenlerin bölgeyi kirlettiğini ileri sürdü.
Fener-Balat-Ayvansaray’ı “davetiye usulü” ihaleyle Başbakan Erdoğan’ın damadına, Çalık Grubu’na veren Fatih Belediyesi, 70-80 yıldır bölgede yaşayan dar gelirli aileleri Güneydoğulu oldukları için Balat-Ayvansaray’ı kirletmekle suçladı. Belediyenin mahkemeye verdiği belgede "Güneydoğu’dan göç eden dar gelirli insanlar bölgenin giderek çökmesine ve kirlenmesine yol açmıştır" denildi.
Güneydoğulular kirletmesin diye kentsel dönüşüm kararı alınmış
2007 yılından beri mahallelinin bölgeyi terk etmesi için korkutma yolunu deneyen Belediye, mahalle halkının avan projeye karşı açtığı davada kentsel dönüşüm yapılmasının nedenini kirlilik olarak açıkladı.
Fabrikalardan kaynaklanan kirliliğin kamulaştırma, çamurlu ve pis suyun kollektörlerle toplanması yoluyla çözüldüğünü aktaran belediye, Yahudi ve Rum nüfustan boşalan alanları dolduran Güneydoğulular yüzünden doğan kirliliğe karşı kentsel dönüşüm kararı alındığını belirtti.
Belediyenin mahkemeye sunduğu belgede şu cümleleri kullandı: “... bu alanda ikâmet eden Yahudilerin İsrail’e ya da İstanbul’un başka alanlarına taşınmış olması, aynı şekilde Rum nüfusun göç etmiş olması ve onların terk ettiği alanlara Güneydoğu’dan göç eden dar gelirli insanların yerleşmeleri, Balat-Ayvansaray’daki yapılaşmanın giderek çökmesine ve kirlenmesine yol açmıştır. Bu sebeple bu alan Bakanlar Kurulunca ’Kentsel Yenileme’ alanı ilan edilmiştir.”
Belediye, tarihi çarpıtmaya çalışıyor
Belediye, Haliç’te fabrikaların olduğu dönemde yaşanan kirliliğin boyutlarını aktarmak için “Haliç kıyılarından insanlar burunlarını kapayarak geçer hale gelmiştir” ifadesi kullanırken, sanki o dönemde Kürtler ve dar gelirliler bölgede yaşamıyormuş izlenimi vermeye çalıştı.
Oysa Cumhuriyetin ilk yıllarından beri çoğunlukla Yahudilerin sahip olduğu fabrikalarda, farklı milletlerden emekçiler birlikte çalışıyordu. Dönemle ilgili kaynaklarda kirliliğe yol açan Haliç kıyısındaki fabrikalarda çalışmak için emekçilerin Fener ve Balat’taki küçük ve bakımsız evlerde yaşadıkları belirtiliyor.
Emekçiler güneydoğulu, patronlar Kürt
Mahkemeye sunulan belgeler, konu emekçiler olduğunda Roman ve Kürt açılımının işlemediğini yine gösterdi. AKP’li belediyeler daha önce Sulukule ve Tarlabaşı’ndaki emekçileri hırsızlık, fuhuş, işgalci olarak nitelemişlerdi. Bu defa Fatih belediyesi Fener-Balat’taki halkı “Güneydoğudan gelenler” olarak tanımladı.
AKP’nin "Kürt açılımı“yla Fatih belediyesi geçtiğimiz yıl Diyarbakır’ın Hazro belediyesi ile kardeş belediye yapılmıştı. Ancak "ileri demokrasi”nin kadrajına Kürt emekçilerin sığmadı. Diyarbakırlı başkanla yönetilen Belediyenin, bölgeyi kirlettiğini söylediği Güneydoğuluların, aynı zamanda Kürt olduğunu söylemekten kaçındığı gözlendi.
Yapıları belediye çürütmüş olmasın!
Bölgedeki bakımsız ve yıkılmaya yüz tutmuş binaların önemli bir kısmının mülkiyeti Fatih Belediyesine ait. Diğer binaların onarımını yapmayan Belediye, yıllarca kira aldığı kendisine ait binaların da en küçük onarımlarını bile gerçekleştirmedi. Hatta bölgenin sit alanı olduğunu ileri sürerek kiracıların onarım yapmasını güçleştirdi.
Ama Erdoğan’ın damadı konu olunca Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, yüzlerce evin yıkılacağını, 900 ailenin bölgeden sürüleceğini söylemekten kaçınmadı. Kendi kiracılarını muhatap olarak görmeyen Belediye, şimdi yapıların çökmesinin sorumluluğunu Kürt emekçilere atmaya çalışıyor.
(soL - Haber Merkezi)
Sulu kuleyi kaçırdık .Tüm usulsüzlüğe rağmen çingenlerden temizledik edasıyla ve durdurma, yıkma kararlarına rağmen; triplek ve dubleks binalar bitmek üzere.Kimi kimden kurtarmak için kimin yerine kimi koyuyorlar bakışı ile olaylara bakmamız ve sağduyu ile dirilmemiz dileği ile.
Fatih Kentsel Dönüşüm safsatası ve ...... :
Google'da Ara
Fatih Kentsel Dönüşüm safsatası ve ......